Çanakkale Turu Hattı (7/24)

Tarih Öncesi Dönemlerde Çanakkale

Troy

Asya ile Avrupa kıtaları arasında bir köprü konumundaki Çanakkale, insanlığın yerleşik hayata geçtiği dönemden, tarihi çağların başlangıcına kadar, önemli kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Bin yıllar boyunca farklı toplumların egemenliğinde kalmış olması, mimarisinde ve günlük yaşamda oluşturduğu çok renkli mirasın farklı izlerini yansıtmaktadır.

Neolitik Dönem (Yeni Taş Çağı): İnsanların yerleşik hayata geçerek, hayvancılık ve tarım yaptıkları neolitik dönem (M.Ö. 8000-5500) insanlık tarihi açısından “Neolitik Devrim” olarak adlandırılır. Bu döneme ait köy yerleşimlerinin varlığı Anadolu’nun her bölgesinde olduğu gibi, Çanakkale’de bilinmektedir. Bunlardan en önemlisi Ayvacık ilçesi, Bademli Köy yakınlarındaki yüksek doğal bir tepe üzerinde yer alan Coşkuntepe’dir. Burada yaklaşık olarak M.Ö. 6000 yıllarında yaşamlarını, özellikle balıkçılık ve hayvancılıkla sürdüren bir halkın var olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı tarihlerde Gelibolu Yarımadası’nda Karaağaçtepe ve Hamaylıtarla mevkiileri ve Gökçeada’da Uğurlu/Zeytinli mevkiinde M.Ö. 6000 tarihli ilk köy yerle- şimlerinin varlığı bilinmektedir.

Kalkolitik Dönem (Bakır Çağı): Kalkolitik dönemi temsil eden yerleşimler yaklaşık olarak M.Ö. 5000 civarında iskân gö- ren Kumtepe, Beşik-Sivritepe ve Gülpınar’dır.

Tunç Çağı: Yaklaşık olarak M.Ö. 3000 ve 1200 yılları arasını kapsayan tunç çağı, Çanakkale bölgesinde en iyi Troia yerleşimi ile temsil edilmektedir. Üst üste on ayrı yerleşim katının oluşturduğu bir höyük görü- nümündeki Troia, Ege Denizi’ni Marmara ve Karadeniz dünyasına bağlayan önemli bir noktada yer almaktadır.

Bu açıdan M.Ö. 3000 ortalarına doğru burada belirli bir merkezi otoriteye sahip politik bir gücün ortaya çıktığını gö- rüyoruz. Örneğin, Schliemann tarafından bulunan ve uzun yıllar efsanevi Troia Kralı Priamos’un hazinesi olarak bilinen altın buluntuların aslında daha önceki bin yılda Troia II’de ortaya çıkan soylu sınıfa ait olduğu anlaşılmıştır. Yaklaşık beş metreye varan sağlam sur duvarlarına sahip bir yerleşim olması, Troia’nın ne kadar güçlü bir tunç çağı yerleşimi olduğunu doğrulamaktadır.

Troia’da ele geçen ve yakla- şık M.Ö. 1200 tarihli mühür üzerindeki Hint-Avrupa dilinin, Anadolu grubuna ait olan Luwi dilindeki yazıt, Çanakkale bölgesinde bilinen ilk yazı örneği olarak kabul edilebilir. Hitit çivi yazılı belgelerinde bahsedilen Wilusa’nın Troia kentini veya Troas bölgesini nitelediği bilinmektedir. Diğer bir deyişle Troia yerli bir Anadolu toplumu olarak algılanmaktadır.

Çanakkale’de Troia dışında, çok sayıda tunç çağı yerleşimi daha bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak Kumtepe, Hanaytepe, Be- şiktepe, Larissa, Tuzla ve Külahlı verilebilir. Çanakkale’nin doğu kesimlerinde Çan, Biga, Bayramiç ve Yenice civarında da tunç çağı yerleşimlerinin varlığı bilinmektedir. (Örneğin Pekmezli, Üyücükler, İkizce gibi).

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

Yazar hakkında

Serhat Ozcelik

Soru sor

736 kez görüntülendi