Çanakkale Turu Hattı (7/24)

Mykonos Adası Hakkında

mykonos

Yaz rüzgarları tarafından düzenli olarak savrulan küçük, kayalık bir ada, Akdeniz’de tatil için popüler bir mekan haline gelmiştir. Neden? Mykonos bir yer olduğu kadar bir yaşam biçimidir de. Zevkli ve çılgındır, alternatif yaşam tarzlarına karşı toleranslıdır. Eşcinsel ziyaretçiler ve çıplak güneşlenenlerin ziyaret etmek istedikleri bir yer olan Mykonos, aynı zamanda hemen hemen yirmi dört saat açık tasarımcı butiklerinden alışveriş yapmak isteyen ve gün ışıyana kadar kulüplere giden ünlü simalarla dolup taşan moda bir yerdir. Ada, şaşırtıcı bir şekilde Yunan karakterini de korur. Mykonos Kasabası, Ege’nin en güzel kasabalarından biridir. Ada, ailelerin yanı sıra zenginlere, yalnız seyahat edenlere ve sırt çantalı gezginlere de hitap eder. Arkeolojik hazineleriyle birlikte kutsal Delos adasına giden bir basamaktır, ama kendini sadece güneşe teslim etmek isteyenler içinde eşsiz kumsallara sahiptir.

Mykonos Kasabası adadaki tek büyük yerleşim yeridir. Hala kıyıya demirleyen ve yakaladıklarını satan küçük bir filonun bulunduğu balıkçı limanından neşe saçarak dalga dalga yayılan bir arazi üzerine kurulmuştur. Büyük ihtimalle adanın maskotu pelikan Petros’u (yaşlı Petrosun iki tane çırağı var ve ikisinede yine Petros deniyor) motorlar arasında badi badi yürürken, lezzetli balık paylarını beklerken bulabilirsiniz. Limanın yanında, moda fotoğrafçılarının rağbet ettiği bir arka plan olan eski ama hoş, yuvarlak kubbeli Paraportiani Kilisesi bulunmaktadır.

Limanın arkasında, dar sokaklardan oluşan bir labirentte, saksılar ve begonvillerle dolu, beyaz badanalı, balkonlu evler yer alır. Her köşede sanat galerileri, mücevherleri ve moda restoranlar bulabilirsiniz ama sabahin erken saatlerinde sokaklar sadece size ait olacaktır; bu şekilde güzel Kyklad mimarisinin her detayından zevk alabilirsiniz. Parlak boyalı kapıların ardında serin avlular gizlidir, dar sokakların taş yolları beyaz boyalarla belirlenmiştir.

Kasabanın kuzey sınırını çizen küçük koyda deniz nazar Venedik tarzı balkonlar bulunur. Alefkandra Mahallesi ya da “Küçük Venedik” olarak bilinen semte, akşam güneşi batarken bir şeyler içmeye ya da deniz kenarında güzel bir yemek yemeye gidebilirsiniz. Buradan, kasabanın yukarısında bir sıra halinde dizilmiş beş yel değirmenini göreceksiniz.

Balıkçı limanından kuzeye ticarei limana doğru yürürseniz, geleneksel Yunan ev eşyalarının segilendiği, küçük halk müzesine ulaşırsınız. Hemen yanında, güney otobüs istasyonunun bitişiğinde ilgi çekici arkeoloji müzesi yer alır. Sergilenen buluntular yanı sıra Delos sakinlerinin gömüldüğü Rineia’dan gelen defin heykelleri ve diğer parçalar da görülmeye değer güzelliktedir.

Mykonos’un iç kesimleri kıraç ve tozludur. Tekdüze manzarayı bozan yegane binalar, yamaçlara dağılmış 300’den fazla küçük, beyaz renkli şapeldir. Adanın ibadet merkezi 16.yüzyıldan kalma çan kuleleriyle kırmızı çatılı Tourliani Manastırı’dır. Bu manastır, adanın iç kesimindeki Ano Mera köyünün merkezindedir; köyün huzurlu, küçük meydanında keyifli bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.

Mykonos plajları bohem etkinlikler açısından St. Tropez ile rekatbet halindedir, ama kendinize göre bir yer bulabileceğiniz çok sayıda plaj ve koy da vardır. Kıyafet serbestisi olan Paradise Beach, sabahın erken saatlerine kadar devam eden müziğiyle en ünlü plajlardan biridir. Bir sonraki koyda bulunan Super-Paradise eşcinsellerin rağbet ettiği bir plajdır. Aileler, genellikle Platis Gialos  ya da Psarou’ya giderler ama buralar son derece kalabalık olabilir. Daha doğudaki Elia ve Agia Anna biraz daha geniştir.

Yunan adaları hakkında detaylı bilgi için: http://sehitlikturu.gen.tr/yunan-adalarinda-gelenekler-yasam-ve-gezi-rehberi.html

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (2 Kişi oy verdi, 5 üzerinden ortalama puan: strong>5,00. Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

Yazar hakkında

Serhat Ozcelik

Soru sor

1.243 kez görüntülendi