Çanakkale Zaferi’nin 103.yılında Çanakkale Savaşı

Süngülerin ucunda ölüme koşan askerler kan derelerinin suladığı bayırlar tepeler, barındırdığı sesler ve görüntülerde ölüme meydan okumak!

Her çarpışmada korkuyla sevincin, tiksinti ile coşkunun birbirine karışması, daha önce asla kimseyi öldürmemiş olan insanların ölünün acımasız soğuk yüzü ile tanışması. Çoğu zaman Kızgın Güneş altında kavrulan bedenler, gecenin sessizliğinde titreyen yüreklerde, bazen ve sert rüzgarların yağmurla yıkadığı yüzler.

Siper aralıklarından geriye baktıklarında gitgide ıssızlaşan yürekler. Gerçekle hayalin ayırt edilemez olduğu anlar saatler. Çanakkale muharebeleri’ne katılan hiç kimse yaşadıklarının etkisinden Hiçbir zaman tam olarak kurtulamadı. gizli yaralar hiçbir zaman kaybolmadı. Dil yetersiz kaldı Tek çare Sessiz kalmak oldu. kelimelerse yeni anlamlara büründü, yaşananlar sıradan hikayelerle dolduramadı doldurulamazdı da. Çanakkale farklı anlamı olan bir savaş adeta Destansı Bir Öykü!

Türk halkının duygulu yüreğinden kopup gelen türkülerde Mehmet Akif’in mısralarında nesilden nesile aktarılarak yaşanan hissedilen bir savaş Hiçbir devletin hiçbir ordunun hiçbir silahın Vatan sevgisinden daha güçlü olmadığını olamayacağını öğreten bir Savaş. insanın iliklerine kadar işte yani Derin bir sızı, aynı zamanda görkemli bir gurur tablosu en önemlisi Türk milletine Mustafa Kemal’i kazandıran bir Savaş. Tam 103 sene önce savaşın bütün şiddetiyle yaşandığı yarımadanın Gelibolu’nun bugün bire hala insanı derinden etkileyen dayanılmaz hüzünlü bir havası var solunan hava basılan her karış toprak karşınıza çıkan her Yamaç her Vadi her Irmak hepsi Savaşı ait bir hikaye içinde barındırıyor.

Peki neden Kin ve nefret neden kan ve gözyaşı.

20 yüzyılın ilk çeyreğinde dünya hem teknik bakımdan hem sosyal bakımdan görmediği yaşamadığı bir savaşın içine girdi. Bu savaş Milletler Savaşıydı onun için Cihan harbi adını alıyor. Türkiye 2 ağustos’taki gizli Alman ittifakı ve ekim ayının sonundaki Rusya Savaşı ile bu büyük harbin içine girmiş oldu. İngiliz kabinesi ve politikacılar başta Churchill olmak üzere Çanakkale’ye müdahalenin işleri değiştireceğini, İstanbul’da olarak bir üs haline getirileceğini. Rusya yardımı kolaylaşacağını ve etraftaki Balkan devletlerinin hayranlıkla İtilaf Devletlerini katılacağını ve düşmanın bu sayede çok çabuk bertaraf edilip savaşın kazanacağını düşünmüşlerdir. İşler hiç öyle olmadı, başlangıçta hiç önem verilmeyen sıradan bir operasyon bir Cihan harbinin en önemli ve kanlı cephelerinden birine dönüşmüştü.

İtilaf devletlerinin Deniz Harekatı 3 Kasım 1914’te başladı. 7 Mart 1915’e kadar devam eden muharebede düşman gemileri Türk kıyı tabyalarını top ateşine tuttu ve düşman mayın tarama gemileri boğazdan olabildiğince yol açtı. Boğazları zorlayarak geçebileceklerini inanan düşman kuvvetlerinin kararlı ve dirençli bir karşılık almaları bu işin o kadar da kolay olmadığını gösteriyordu. Gemilerden yapılan binlerce top atışında ardından çok da büyük bir gelişme elde edilememişti. 7 Mart’a kadar geçen bu dönemde boğazın girişinde bulunan Rumeli yakasındaki Seddülbahir ve Ertuğrul tabyaları ile Anadolu Yakası’ndaki Kumkale ve Orhaniye tabyalarını tahrip edilmişti. Boğaza giriş kapıları aralanmış ama hala ileride olacaklar belirsizdi.

Sisli ve yağmurlu bir havada düşman gemilerinin projektörler’nin puslu ışıklarını aldırmadan Erenköy koyundaki karanlık liman’a doğru bir temel sessizce yol almaktadır. Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey komutasındaki Nusret Mayın gemisinin tüm mürettebatı mayın grubu komutanı Yüzbaşı Nazmi bey dahil nefeslerini tutmuştu 7 Mart gecesini 8 Mart’a bağlayan saatlerde kıyıya paralel olarak 100 metre aralıklarla 26 mayın sırayla dökülmeye başlandı ve Sabah saatlerinde 11.mayın hattı boğaza döşenmişti. 10 gün sonra 18 Mart 1915’te Muharebesi’nin bir anlamda kaderide bu sırada belirlendi. Birleşik dolanma hareketinin başlamış ve İkmal için dönen gemiler Nusret’in döktüğü mayınlara çarparak patlamaya başlamıştır. 18 Mart 1915 Londra’yı Odessa’ya bağlayan Deniz yolunun karanlık limanda kaybolduğunu bütün dünyaya ilan edildiği bir gün olmuştur. 18 Mart itilaf devletlerinin ve onların Yenilmez sanılan Armadalarının karanlık Limanda boğuluşunun tarihle geçtiği gün olmuştur. Müttefiklerin planları suya düştümüştü!

25 Nisan 1915 – Çanakkale Kara Savaşları

Deniz Harekatı’nda başarısız olan müttefikler karadan boğazların arkasına askeri yığarak Türk savunmasını kırabileceklerinin hesabını yaptılar.İngiliz Fransız ve Anzaklardan oluşan Akdeniz sefer kuvvetine mensub birliklerle, Kumkale,seddülbahir ve Arıburnu asker çıkardılar. Karşılarında ise 18 Mart’ta kazandığı Zafer’den dolayı kendisine olan güvenini tazelemiş Çanakkale’nin boğazlardan geçilemeyeceğini tüm dünyaya gösteren Mehmetçik lerden oluşan 5. Ordu teşkil edildi. Türk askeri kendisinden kat kat Üstün sayıdaki düşmana karşı savaşmak zorundaydı. Üstlerine yağan bombalardan kurtulsalar bile askerler aldıkları Süngü darbeleriyle hayatları ellerinden kayıp giderken, her biri vatan için ölmenin vermenin verdiği huzurla birer birer toprağa düşmüşler de tıpkı kendi cenaze namazını kılan Mehmetler gibi..

İnternet sitemizde bulunan turlar dönemsel olarak değişiklik gösterebilir.
Acentamızın turlarına katılmak isteyen misafirler sitemizin en alt kısmında yazan uyarıları okumuş ve kabul etmiş sayılacaktır.

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 Kişi oy verdi, 5 üzerinden ortalama puan: strong>5,00. Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

Yazar hakkında

Serhat Ozcelik

Soru sor

22 kez görüntülendi
×
Merhabalar, 7/24 aktif WhatsApp hattımızdan destek alabilirsiniz!